6 Eylül 2009 Pazar

oooooooo şişşşştttt! birrr, ikiii, üçççç!!!!!


Bir Anda # 2


Bir fincan kahve insanın aklına neler getirebilir ? Kahvemi aldım yudumlarken farkına vardım keşke bir fincan kahve olabilseydim. İş stresinden uzak.

İkinci yudumu aldığımda bir şey daha farkettim. Belki bir fincan kahve olabilseydim insanlara huzurda verebilirdim, insanların ağızlarında bazen acı bazen şekerli bir tatda bırakailirdim yeri geldimi orta karar sevinçlerde yaşatabilirdim.

Sadece bir fincan kahve bunları düşündürdü bana bugun. Hafif gülümsetti birazda yüzümü buruşturdu fakat sadece bir fincan kahve 15 dakikada olsa içinde bulunduğum bu hayattan soyutladı beni.

Elvis: That's the Way It Is (DVDRIP) Belgesel + Türkçe Altyazı

1970 yılında Elvis Presley'in Las Vegas şehrinde verdiği muhteşem konserin ses ve görüntü kalitesi digital olarak yeniden düzenlenerek Elvis hayranlarına sunuldu. Orijinal versiyondan bazı farklarla ayrılan film, Vegas provaları ve konser görüntülerinden oluşuyor. Elvis’in sahnede arkadaşları ile şakalaştığı bölüm ise gerçekten izlenmeye değer. 1969 yılında sahnelere muhteşem bir dönüş yapan Elvis, 1970'de Las Vegas'ın turizm açısından en ölü sezonunda, kendi seyirci rekorunu kırdı. Elvis Presley’in bir çok hayranı tarafından en dinamik yılı olarak değerlendirilen 1970 senesine ait film Kral hayranlarını memnun edecek düzeyde.


altİndirmek için tıklayın

Brezilya 3 - 1 Arjantin




Dün gece oynanan maçta Brezilya,Arjantin' i 3-1 gibi net bir skorla devirerek Dünya Kupası Finalleri'ne gitmeye hak kazandı. Arjantin'in durumu ise diğer maçlara bağlı.

Ülkemizde top koşturan iki sambacı Elano ve Dos Santos maça ilk 11'de başladılar. Elano iki golün hazırlığını yaptı,özellikle duran toplardaki maharetini bir kez daha gösterdi. Dos Santos ise pek parlak bir görüntü çizmedi. Zaten kendi kanadında da onu pek zorlayan bir futbolcu olmadığından çok iş yapmadı.

Umarız Arjantin yanlış teknik direktör seçiminin kurbanı olmaz ve kendileri Dünya Kupası'ında seyrederiz.

İnsan Utançla Yaşıttır. 6-7 Eylül Olayları

Yakın tarihimizde önemli olaylardan biri 6-7 Eylül.

6 Eylül 1955 gecesi başlayan Türk demokrasi tarihine adını kara harflerle yazdıran bu olayda bir devletin kendi toprakları üzerinde yaşayan insanları nasıl din,dil,ırk,mezhep ayrımı gözetip birbirlerine kırdırdıkları ayan beyan ortaya çıkmıştır.


Halkı galeyana getirmek için Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba koyduğu haberi çıkartılır. Bu haber üzerine deliren faşist milliyetçilerin ilk önce Rumlara daha sonra Ermeni,Yahudi gibi tüm gayrimüslimlere saldırması her nedense emniyet güçleri ve asker tarafından durdurulamaz ( bkz. 1993 sivas madımak ) ve durum artık yağmaya dönüşür. O gece tüm Beyoğlu hatta İstanbul'un ırzına geçilir. Yağmalanan dükkanlar,taşlanan evler,evlerinden zorla çıkartılan insanlar...

Geçmiş dönemden tanıdık olduğumuz bu örgütlü galeyanın bilançosu şöyledir :

3 ölu, 30 yarali, 73 kilise, 8 ayazma, 2 manastır, 1 fabrika, 3.584'ü rumlara ait olmak uzere, 5.538 ev ve dukkanin tahrip edilmesi.

Olayların sonrasında yaşananlar ise tam anlamıyla fiyaskodur,rezilliktir. O zaman iktidarda olan Adnan Menderes'in Demokrat Partisi 12 Eylül günü Meclis'e taşınan olaylarda komünistleri suçladı. Aralarında Aziz Nesin, Nihat Sargın, Kemal Tahir, Asım Bezirci, Hasan İzzettin Dinamo ve Hulusi Dosdoğru'nun bulunduğu yaşayan fişlenmiş komünistler ile ölmüş dört komünist hakkında dava açıldı. Ancak 1988-1990 yılları arasında MGK genel sekreterliği yapan Sabri Yirmibeşoğlu, 2001 yılında Aksiyon dergisi'ne verdiği röportajda 6-7 Eylül olayları hakkında şu demeci vermiştir."6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı."



Bu topraklar üzerinde yaşama hakkınız olması için insan olmanızın yetmediğini gözler önüne sere, Türk ve Müslüman olmayan kişilerin devletin resmi kurumlarıyla,emniyetiyle,askeriyle,MİTiyle,basınıyla hep beraber Türkiye toprakları üzerinde nasıl bir muameleye maruz kaldığını gösteren kara günlerin yıldönümü bugün.





Kahvemi aldım bilgisayarımı açtım bugün bloga ne yazsam diye düşünürken öncelikle bir şarkı açıyımda kendime geliyim aklıma gelir muhakkak birşeyler dedim. Neyseki dinlediğim şarkı beni kendime getirtdi; Jale- üzgünüm. Hatırlayanlar muhakkak vardır bu şarkıyı, özellikle 90'lı yılların ortalarını net bir şekilde yaşayanlar bilir.

Şimdi nerededir Jale ne yapar bilemiyoruz bilenler varsa lutfen yazsın bizlerde aydınlanalım. Fakat bildiğimiz bir şey var artık günümüzde albumler üzerinde bukadar çalışılmıyor, bu kadar emek verilmiyor. Bir günde, iki günde yeni yeni starlar(!) türüyor yada türetiliyor. iki üç günde herşeyin tüketildiği türkiyemizde maalesef Jale de tüketilmiş ve kaybolmuştur, sadece duyduğumuzda Jale'yi yüzümüze hafif bir gülümseme geliyor ve acaba şimdi nerededir diyoruz ve 4 dakika 46 saniye sonra normal hayatımıza devam ediyoruz.

http://fizy.com/s/102vvw Buradan Jalenin üzgünüm şarkısını dinleyebilirsiniz.

4 Eylül 2009 Cuma

Bir Anda #1


Nerede klozete oturmadan önce, klozet kapağının üzerini tuvalet kağıdı ile kaplayan bir insan var, orada Dünyanın en temiz en cici insanı var. 


Buda öyle bir anda geldi aklıma yazıyım dedim. Nerede mi geldi aklıma ? Söylememe gerek yok anladınız siz zaten .