1 Eylül 2009 Salı

սարի կեալին ya da Sarı Gelin Ne Farkeder...


Ambela para para
neynim aman, neynim aman, sarı gyalin
yes im siradzin çara
akh, merit merni, sarı gyalin
sarı gyalin, sarı gyalin
dardod yarim

Gaynel es gat gı nımanis
neynim aman, neynim aman, sarı gyalin
patsvel es vart gı nımanis
akh, merit merni, sari gyalin
sarı gyali, sarı gyalin
dardod yarim.

Ve Türkçesi...

erzurum çarşı pazar leylim aman
içinde bir kız gezer oy nenen ölsün
sarı gelin aman
elinde divit kalem leylim aman
dertlere derman yazar oy nenen
ölsün sarı gelin

erzurumda bir kuş var leylim aman
kanadında gümüş var oy nenen ölsün sarı gelin
yarim gitti gelmedi leylim aman
elbet bunda bir iş var oy nenen ölsün sarı gelin.


Fazla söze gerek yok...

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Şimdi Tatile!!!


Daha önceden bir çok kez turizm sektöründe calıstığımdan bahsetmiştim. Yeni dönemde turizm ile ilgili yazılar da yazmaya baslıyacağım. Turizmi futboldan daha iyi bildiğimi düşünerek böyle bir girişimde bulundum. Franchi de bir çok kez " Oğlum neden turizm ile ilgi bir şeyler yazmıyorsun" demişti. Franchi'nin sözlerini de bu dönemde dikkate aldım işte.

Hatta bu yazılardan bir tanesine başlayalım.
Sezon sonu geldi özellikle iç pazar için. Ramazan başladı, okulların açılmasına az bir süre kaldı kimse tatile cıkmıyor. Neden çıkmıyorsunuz kardeşim anlamış değilim bütün acentelar fiyatları yuzde 40 oranında indirdi asıl şimdi tatilin tam sırası. Artık bizim milletimizde tatil kültrünün oturması lazım, acenta mantığının oturması lazım ama bir türlü oturtamıyoruz. Nedenini bilsem zaten sıkıntım kalmıyacak "aa bak bu yüzdenmiş" diyebileceğim, mantıklı olduğunu düşüneceğim ama. Türkler ve tatil denildimi mantık aramak pekde doğru deyil. Tatile cıkacağız dedimi bizim milletimiz, hurrraaa temmuz ıle ağustos ortasına abanıyor fıyatların taban yaptığı dönemler yanı. Şu dönemde tatil bölgelerinde yerli turist azaldı Ramazan diye kimse çıkmıyor çıkın kardeşim neden çıkmıyorsunuz size ucuz tatil fırsatını bütün acentelar ayağınıza kadar getiriyor herzaman yakalayamıyacağınız imkanlarla hem de arastırın biraz. Çıkın tatilede biz de tur satalım artık tekrardan, otur otur Marmaris gibi yerde daral geldi.

Haydi şimdi girin internete (Zaten bu yazıyı okuyorsanız internettesiniz) ve kafanıza göre bir bölge seçin aklınıza yatan tesise doğru yola cıkın ve tatilin keyfini çıkartın.

30 Ağustos 2009 Pazar

Hoşgeldin Tabata...


Sezon basından beri Avrupanın devlerinde aradığımız 10.5 numarayı sonunda Gaziantep'de bulduk. Hepimiz bir sezon boyunca Tabata'yı izledik az çok fikir edindik. Neler yapabilieceğini tahmin edebiliyoruz, kalitesinide biliyoruz. Bazı renkli medya mensupları Tabata'nın 8 milyon avroya transfer edilmesini abartı buluyor haklı olabilirler bunu tartışmak için çok erken. Belki Tabata Beşiktaş'da bu sezon 18 mılyon avroluk bir performans gosterıcek bilemeyiz. 18 milyon avro olmasada Beşiktas' ı sırtlayacak kadar performans gosterıceğine inanıyorum.

Bu transfer bir yönetim basarısızlığı deyildir neden böyle lanse ediliyor anlamış deyilim. Üstelik Beşiktaş, Gaziantepspor'a bu parayı belkide sittin senede ödeyecek. Avrupada güçlü bir kuluple böyle bir anlaşma yapmak oldukca zor bu yüzden kaliteli takımlardan kaliteli oyuuncuların Türkiye ye gelmeside zorlaşıyor. Heleki Mehmet Topuz'a 9 milyon avro veren bir Fenerbahçe varken, Tabata transferi nasıl yönetim beceriksizliği olsun ki. Tabata diyorum. Topuz diyorum!


Tabata daha Beşiktaş forması ile sahaya çıkmadan Elano ile kıyaslanmaya başladı bile. Elano Türkiye'ye gelmiş olmasaydı Alex ile kıyaslanacaktı neden bir kıyaslama içerisinde Türk basını bunuda anlamış deyilim. Tabiki bu kıyaslama yapılırken Elano süper, Tabata ise vasat 3. sınıf bir ortasaha oyuncusu olarak lanse ediliyor. Bununda tek sebebi Tabata'nın Gaziantepspor gibi Turkcell Super Lig'in orta düzey bir kulübünden gelemsidir. Çok merak ediyorum Beşiktaş Tabata'yı Gaziantepspor'un 10 numarası olarak deyilde, Santos'un 10 numarası olarak getirseydi bu transferin basındaki etkisi ne olacaktı. Ne de olsa o zaman Pele'nin bir zamanlar 10 numara oynadğı takımın 10 numarasını getirmiş olacaktık Türkiye'ye. Şu anda istediğim tek şey var Tabata'nın sahaya çıkıp salyaları akan, gözü dört dönmüş renkli basın mensuplarına gereken cevabı vermesidir. Tekrardan Hoş geldin Tabata! 

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Aylar Sonra MosquitoEffect !


Çok uzun zaman olmuş sayfaya yazmayalı.. En son 11 Nisan da Kocaelispor-Beşiktaş maçında yazmışım.Turizm sektöründe yoğun olarak çalıştığım için çokca vakit ayıramadım sayfama hatta hiç sadece arada girip baktığım oldu sayfaya hala duruyormu diye o kadar. Bir çok kez yazmaya niyetlendim fakat fırsat olmadı bir türlü. Çeşit çeşit insanla uğraştığımız için dert dinlemekten pekde kendime vakit ayırdığımı soyleyemem. Bu dinlediğimiz sorunar içerisinde öyle enteresan sorunlar varki bu yeni dönemde onları da sizlerle paylaşacağım.

Ve tabiki POAK'u ,Yunanistan Superligi'ni, Beşiktaş'ı ,Turkcell Superlig'i de yazmaya devam edicem. Elimden geldiğincede eski yazı dizilerine devam etmeyede çalısacağım. Tabiki yeni yazı dizileride eklemeye çalışacağım.

Yeni dönemde sayfanın içeriğini değiştirmeyi planlıyorum bakalım neler olacak. Herşeyden önce şimdilik önümü görmem gerekiyor çünkü Marmaris'de turizm sezonu tüm hızıyla devam ediyor ve hala çok nadir zaman bulabiliyorum.

11 Nisan 2009 Cumartesi

27. Hafta Kocaelispor 1- 3 Beşiktaş JK


Maça değişik bir kadro ve tek forvet sistemi ile çıktı Denizli. Maçın başında zaten Kocaelispor takımı daha golü bulmadan galip duruma gelmişti anlıyacağınız. Agbetu 'nun 2. dakikada attığı gol ile Kocaelispor takımı öne geçti ve düşmemek için oynayan her takım gibi geriye gelen topu ileri vurma stratejisi ile kontralar yakalamya çalıştı. Bu strateji ile Beşiktaşın ilk yarıdaki baskısını kırdı ve tabiki burada Erkan Zengin ve Cisse gibi topu öldüren Beşiktaşlı futbolcularında faydası vardı ilk yarıyı 1-0 önde kapatmayı başardı. Kocaelispor gibi 11 kişi ile kapanacağı belli bir takıma karşı nedendir Erkan Zengin gibi kanattan 45 dakika boyunca adam akıllı bir orta yapamayan, Cisse gibi ön libero olarak yağtığı tek şeyin sağdan aldığı topu sola atmak, soldan aldığı topu da sağa atmak olan oyuncularla başlıyorsunki ? Sen koy Holosko' yu kanata koy Delgado' yu ilk yarıda bitir işi. Rakibin zaten belli kapasitesi var üzerine oynandığı zaman eli ayağına dolaşıyor Kocaelispor' lu futbolcuların. Bunu zaten herhangi bir pozisyon bulamasa bile Beşiktaş takımı ilk yarıda zaman zaman gördük.

İkinci yarıda tahmin ettiğim oyuncular çıktı ve Holosko ile Uğur İnceman, Erkan ve Cisse' nin yerine oyuna girdi. Bu dakikandan sonra Beşiktaş takımı sağlı sollu rahat gelmeye başladı. Bobo ve Sivok' un kafa vuruşlarını kaleci Serdar güzel bir şekilde çıkardı. Bu pozisyonlar artık beraberlik golünün habercisiydi. 75. dakikada kazanılan penaltı sonucunda Zapatocny takımına beraberliği getirdi ve artık Delgado' nun da oyuna girmesi ile ikinci yarıda bambaşka bir Beşiktaş takımı ortaya cıktı. Aradan 10 dakika geçmediki Bobo 'nun golu geldi ve 85 dakika öne geçmek için oynayan Beşiktaş takımı sonunda skoru 1-2' ye getirdi. Bu golden sonra Kocaelispor' un dirençi tamamen kırıldı ve maç bitsede gitsek moduna döndü futbolcular adeta. Kocaelispor' lular o moddayken 89. dakikada Yusuf Şimşek son sözü söyledi ve skoru 1-3' e getirdi. Taraftar olarak korktuğum bir maçtan 2. yarıdaki güzel oyun ve 3 gol ile galip gelmeyi başardık. bu takım artık inandı ve bu şampiypnluğu istiyor diyebiliriz.

30 Mart 2009 Pazartesi

Cumhuriyetin Kalesi ! %49


Fazla söze gerek yok. 

23 Mart 2009 Pazartesi

Yeni Türkü Konseri ve Derya Köroğlu 'nun penası


Türkiye de maalesef artık kaliteli pop yapan az sayıda grup var. Bunlardan bir taneside hiç kuşkusuz Yeni Türkü. Nedense bizim millete pop muzik dediklerinde; Demet Akalın, Serdar Ortaç yada yeni çıkan ve kaliteyi iyice düşürmüş olan sözde sanatçı kimlikli insanlar cıkıyor. Elektronik alt yapıları olan ve adam gibi (blok flut de dahail) bir ensturman dahi çalmayı bilmeyen insanları bile pop muzik kavramının içine alıyor herkes. Benim donemimde yetişen özenti rocker gençlik ise; "Ben Sezen Aksu dinlerim", "Ben Yeni Türkü dinlerim"  dediğimizde ise eyyughhh iğrenç pop mu dinliyorsun diyorlar bunu soyleyen arkadaşlarda sozde kendilerini muzisyen(!) olarak tanımlayan arkadaşlar. Bu yorumu yapıyorsan sen kardeşim kusura bakma ama muzikden anladığın tek şey Tv 'de dönen kliplerde baldırı çıplak kadınlar! 

Neyse gelelim dünkü konsere. Gerçektende canlı canlı onları izlemek bir başka, hele ki cocukluğunuzda dinlediğiniz o güzel hareketli, zaman zaman duygusal içinde çok derin anlamlar gizleyen şarkıları, onlara bakarak dinlemek zaten bambaşka. Gerçekten yaşı ne olursa olsun insanları çoştura bilen, halan şarkılarını söyletebilen Derya Köroğlu ise bambaşka. Serdar Barçın 'a da deyinmek isterim tabiki hayatında hiç yan flüt yada saksofon görmemiş insanları bile kendisine hayran bırakan bir muzisyen. Kendisi ile tanışma fırsatımızda oldu bu konser sayesinde sağ olsun muzik eğitim fakultesi sınavları öncesi tavsiyelerinide aldık heralde bu gazla kesin kazanırız ne biliyim ole düşündüm birden bire. Konser sonunda Derya Köroğlu ile de tanışma fırsatım oldu ve kendisinden konserde kullandığı penasını istedim sağolsun kırmadı hemencecik çıkarıp verdi penayı ama öncesinde al sana elimi veriyim elimlede çaldım gibi iğrenç bir espiri yaptı ama ben hiç duymadım bile onu çunkü ben sadece penayı istiyordum, pena... pena... pena. Neyseki aldım penayı ve ölene kadarda  saklamayı düşünüyorum ama olurda bir gün benim konserimi de Derya Köroğlu izlerse o istemeden usta al bak bu pena senin bana verdiğin pena al şimdide sana geri vermek istiyorum o gün bana verdiğin gazla buralara kadar geldim çok teşekkür ederim size demeyi gerçekten çok isterim, tabi beni hatırlarsa ve tanırsa. unutucağını sanmam ama neyse.

Sonuç olarak; Yeni Türkü bana eşşiz bir Pazar günü yaşattı umarım daha uzun uzun yıllar kendilerini dinleme ve izleme şansım olur.