Türkiye de maalesef artık kaliteli pop yapan az sayıda grup var. Bunlardan bir taneside hiç kuşkusuz Yeni Türkü. Nedense bizim millete pop muzik dediklerinde; Demet Akalın, Serdar Ortaç yada yeni çıkan ve kaliteyi iyice düşürmüş olan sözde sanatçı kimlikli insanlar cıkıyor. Elektronik alt yapıları olan ve adam gibi (blok flut de dahail) bir ensturman dahi çalmayı bilmeyen insanları bile pop muzik kavramının içine alıyor herkes. Benim donemimde yetişen özenti rocker gençlik ise; "Ben Sezen Aksu dinlerim", "Ben Yeni Türkü dinlerim" dediğimizde ise eyyughhh iğrenç pop mu dinliyorsun diyorlar bunu soyleyen arkadaşlarda sozde kendilerini muzisyen(!) olarak tanımlayan arkadaşlar. Bu yorumu yapıyorsan sen kardeşim kusura bakma ama muzikden anladığın tek şey Tv 'de dönen kliplerde baldırı çıplak kadınlar!

Neyse gelelim dünkü konsere. Gerçektende canlı canlı onları izlemek bir başka, hele ki cocukluğunuzda dinlediğiniz o güzel hareketli, zaman zaman duygusal içinde çok derin anlamlar gizleyen şarkıları, onlara bakarak dinlemek zaten bambaşka. Gerçekten yaşı ne olursa olsun insanları çoştura bilen, halan şarkılarını söyletebilen Derya Köroğlu ise bambaşka. Serdar Barçın 'a da deyinmek isterim tabiki hayatında hiç yan flüt yada saksofon görmemiş insanları bile kendisine hayran bırakan bir muzisyen. Kendisi ile tanışma fırsatımızda oldu bu konser sayesinde sağ olsun muzik eğitim fakultesi sınavları öncesi tavsiyelerinide aldık heralde bu gazla kesin kazanırız ne biliyim ole düşündüm birden bire. Konser sonunda Derya Köroğlu ile de tanışma fırsatım oldu ve kendisinden konserde kullandığı penasını istedim sağolsun kırmadı hemencecik çıkarıp verdi penayı ama öncesinde al sana elimi veriyim elimlede çaldım gibi iğrenç bir espiri yaptı ama ben hiç duymadım bile onu çunkü ben sadece penayı istiyordum, pena... pena... pena. Neyseki aldım penayı ve ölene kadarda saklamayı düşünüyorum ama olurda bir gün benim konserimi de Derya Köroğlu izlerse o istemeden usta al bak bu pena senin bana verdiğin pena al şimdide sana geri vermek istiyorum o gün bana verdiğin gazla buralara kadar geldim çok teşekkür ederim size demeyi gerçekten çok isterim, tabi beni hatırlarsa ve tanırsa. unutucağını sanmam ama neyse.
Sonuç olarak; Yeni Türkü bana eşşiz bir Pazar günü yaşattı umarım daha uzun uzun yıllar kendilerini dinleme ve izleme şansım olur.

Maçda gollerin 2 'side ikinci yarıda geldi. 50. dakika da Herve Tum 'un golu ile öne geçen Sivasspor 'un sevincı sadece 6 dakika sürdü ve Yusuf 'un muthiş servisi sonucun da Tello mukemmel bir vuruş ile takımına eşitliği getirdi. Tello güzel oyununu böylece bir de golle süslemiş oldu. Maçta başka gol olayınca iki takımda 1 'er puanı paylaşmış oldu ve ligin ilk 2 sırası bu hafta da değişmedi.
Maç dışında bir de İbrahim Toraman 'nın milli takım aday kadrosuna çağrılmayışının nedenini merak ediyorum ve tabiki Ekrem Dağ 'ında. Heleki Kazım Kazım gibi kendi takımın da dahi arada sırada forma giyen bir oyuncu alınmışken! Heleki Emre kadroya alınmışken, Sabri kadroya alınmışken! Fatih Terim acaba tarafınımı belli ediyor bu aday kadro ile ? Milli Takıma futbolcular performanslarına göre seçilmiyormu,artık formalarına göremi seciliyor. Anlam veremiyorum. Fatih Terim 'in biraz duygusal değil futbol adamı mantığı ile kadro yapmasını rıca ediyorum.




