4 Eylül 2009 Cuma

Bir Anda #1


Nerede klozete oturmadan önce, klozet kapağının üzerini tuvalet kağıdı ile kaplayan bir insan var, orada Dünyanın en temiz en cici insanı var. 


Buda öyle bir anda geldi aklıma yazıyım dedim. Nerede mi geldi aklıma ? Söylememe gerek yok anladınız siz zaten .

3 Eylül 2009 Perşembe

Fransa'da "Türk Mevsimi"


Türkiye ve Fransa’nın Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları'nın himayesinde İKSV ve Cultures France’ın işbirliğiyle gerçekleştirilen "Fransa’da Türkiye Mevsimi" kapsamında, dünyanın en önemli fotoğraf kurumlarından biri olan Maison Européenne de la Photographie, fotoğraf sanatçısı Ara Güler onuruna kapsamlı bir retrospektif sergi düzenliyor. Serginin açılış töreninde ise sanatçıya Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoë tarafından "Vermeil Madalyası" sunulacak.

Ara Güler’in 9 Eylül Çarşamba günü açılacak "1950'li ve 1960'lı yıllarda İstanbul Fotoğrafları" (Photographies d'Istanbul des années 1950/1960) başlıklı retrospektif sergisi 11 Ekim tarihine kadar gezilebilecek. Serginin 8 Eylül Salı akşamı düzenlenecek Açılış Töreni’nde Ara Güler için özel olarak hazırlanan kataloğun tanıtımının ardından sanatçıya Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoë tarafından "Vermeil Madalyası" verilecek.

"Fransa'da Türkiye Mevsimi" Eylül ayı boyunca Fransa'nın çeşitli şehirlerinde yapılacak etkinliklerle devam edecek. 10-19 Eylül tarihlerinde İslam Kültürleri Enstitüsü’nde düzenlenecek özel Ramazan programında yer alacak çeşitli etkinliklerde 10 gün boyunca birçok Türk sanatçısı Parislilerle buluşacak. İslam Kültürleri Enstitüsü'nde 10 Eylül Perşembe günü başlayacak program, Baba Zula'nın konseri ve Semaver Kumpanya’nın gösterisiyle açılacak. Özel Ramazan programı, 19 Eylül’de Chatelet Tiyatrosu’nda, aralarında İlhan Erşahin, Arto Tunçboyacıyan ve Sezen Aksu’nun da yer aldığı birçok sanatçının sahneye çıkacağı özel bir konserle sona erecek.

Ekim ayında Paris’in ünlü Odéon Tiyatrosu'nda düzenlenecek edebiyat buluşmasının onur konuğu olan Orhan Pamuk’a da "Vermeil Madalyası" sunulacak. "Fransa’da Türk Mevsimi" Paris'in ünlü sergi mekânı Grand Palais'de "Fransa’da Türkiye Mevsimi" Sergiler Yönetmeni, Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer koordinasyonunda düzenlenecek olan "Bizans'tan İstanbul'a: İki Kıtanın Limanı" başlıklı bir sergiyle devam edecek. 8 Ekim'de her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılımıyla açılacak sergi, İstanbul’un tarih öncesi çağlardan günümüze uzanan tarih ve kültürünü ele alacak.


Fransa’da Türkiye Mevsimi çağdaş ve klasik müzik, sahne sanatları, edebiyat, güncel sanat, sinema, tiyatro, dans, gastronomi, spor eğitim, tasarım ve moda gibi farklı disiplinlerdeki etkinliklerle 31 Mart 2010'a dek sürecek.


                                                                                                                              cumhuriyet.com

2 Eylül 2009 Çarşamba

Düşmanlık!

Siyasette milliyetçilikden kötüsü ne olabilir diye düşünüyorum. Bu kadar fanatikçe kendisinden olmayan milletlere duşmanlık olamaz. Faşizmin alkışlandığı ülkelerden bir taneside herhalde bizim ülkemizdir. Bir ülke düşünün ki faşizmi kendine felsefe edinmiş bir siyasi parti yuzde 20'ye yakın oy alsın. Bütün dünyanın lanetlediği faşizme kucak açmışız resmen. Birde bu partiyi destekleyenler biz Osmanlı torunlarıyız derler Osmanlıyla övünürler fakat Osmanlıdaki develet adamlarının ya da Osmanlıdaki yönetim anlayışının yanından geçemezler. Çünkü torunlarıyız dedikleri Osmanlı 600'ü aşkın sene onların şu anda düşman belledikleri Ermenilerle, Rumlarla, Yahudilerle, Kürtlerle bir arada yaşamış ve Osmanlı Devleti olmuştur. Bundan bahsetmezler bile. İşlerine gelmez, düşman bellemişlerdir bir kere.



Gel gelelim şu açılım furyasının dolandığı şu dönemde herşey olumlu gidiyorken bir faşizm furyası daha hortladı, yazık. Türkler; Ermenilere, Kürtlere düşmanlaştı iyicene. Ermeni muhalifler de Türklere ve Ermeni iktidar partisine. İşin ilginç tarafı Ermeni ve Türk cephesinde. Ermeni muhalif partisi ikdidar partisini suçlayarak " Bunlar bize soykırımı unutturmaya çalışıyor" derken. Türk tarafında ise mahalifler "Sözde soykrımı kabul ettiricekler bize, sonra da tazminat istiyecekler, toprak istiyecekler" diye iktidardaki partilere yükleniyorlar. Çok komik deyilmi. Bir çıkmaz var ama hani çözülemicek gibide deyil. Çok basit bir çıkmaz aşırı milliyetcilik ve fanatikçe bir düşmanlık. Bu kadar basit.



Duşmanlığın ırkçılığın alemi yok. Ermeni milliyetçiliği, Türk milliyetciliğini hortlatır. Türk milliyetçiliğide Ermeni milliyetçiliğini hortlatır. Çok basit bir denklem. En güzeli bizler bir arada yaşamı savunalım. Kardeşce yaşayalım. Bizler birbirimizi yerken başkaları bizleri izleyip keyif yapıyor. Asıl duşmanlar onlar uyanamadı bir millet!

1 Eylül 2009 Salı

սարի կեալին ya da Sarı Gelin Ne Farkeder...


Ambela para para
neynim aman, neynim aman, sarı gyalin
yes im siradzin çara
akh, merit merni, sarı gyalin
sarı gyalin, sarı gyalin
dardod yarim

Gaynel es gat gı nımanis
neynim aman, neynim aman, sarı gyalin
patsvel es vart gı nımanis
akh, merit merni, sari gyalin
sarı gyali, sarı gyalin
dardod yarim.

Ve Türkçesi...

erzurum çarşı pazar leylim aman
içinde bir kız gezer oy nenen ölsün
sarı gelin aman
elinde divit kalem leylim aman
dertlere derman yazar oy nenen
ölsün sarı gelin

erzurumda bir kuş var leylim aman
kanadında gümüş var oy nenen ölsün sarı gelin
yarim gitti gelmedi leylim aman
elbet bunda bir iş var oy nenen ölsün sarı gelin.


Fazla söze gerek yok...

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Şimdi Tatile!!!


Daha önceden bir çok kez turizm sektöründe calıstığımdan bahsetmiştim. Yeni dönemde turizm ile ilgili yazılar da yazmaya baslıyacağım. Turizmi futboldan daha iyi bildiğimi düşünerek böyle bir girişimde bulundum. Franchi de bir çok kez " Oğlum neden turizm ile ilgi bir şeyler yazmıyorsun" demişti. Franchi'nin sözlerini de bu dönemde dikkate aldım işte.

Hatta bu yazılardan bir tanesine başlayalım.
Sezon sonu geldi özellikle iç pazar için. Ramazan başladı, okulların açılmasına az bir süre kaldı kimse tatile cıkmıyor. Neden çıkmıyorsunuz kardeşim anlamış değilim bütün acentelar fiyatları yuzde 40 oranında indirdi asıl şimdi tatilin tam sırası. Artık bizim milletimizde tatil kültrünün oturması lazım, acenta mantığının oturması lazım ama bir türlü oturtamıyoruz. Nedenini bilsem zaten sıkıntım kalmıyacak "aa bak bu yüzdenmiş" diyebileceğim, mantıklı olduğunu düşüneceğim ama. Türkler ve tatil denildimi mantık aramak pekde doğru deyil. Tatile cıkacağız dedimi bizim milletimiz, hurrraaa temmuz ıle ağustos ortasına abanıyor fıyatların taban yaptığı dönemler yanı. Şu dönemde tatil bölgelerinde yerli turist azaldı Ramazan diye kimse çıkmıyor çıkın kardeşim neden çıkmıyorsunuz size ucuz tatil fırsatını bütün acentelar ayağınıza kadar getiriyor herzaman yakalayamıyacağınız imkanlarla hem de arastırın biraz. Çıkın tatilede biz de tur satalım artık tekrardan, otur otur Marmaris gibi yerde daral geldi.

Haydi şimdi girin internete (Zaten bu yazıyı okuyorsanız internettesiniz) ve kafanıza göre bir bölge seçin aklınıza yatan tesise doğru yola cıkın ve tatilin keyfini çıkartın.

30 Ağustos 2009 Pazar

Hoşgeldin Tabata...


Sezon basından beri Avrupanın devlerinde aradığımız 10.5 numarayı sonunda Gaziantep'de bulduk. Hepimiz bir sezon boyunca Tabata'yı izledik az çok fikir edindik. Neler yapabilieceğini tahmin edebiliyoruz, kalitesinide biliyoruz. Bazı renkli medya mensupları Tabata'nın 8 milyon avroya transfer edilmesini abartı buluyor haklı olabilirler bunu tartışmak için çok erken. Belki Tabata Beşiktaş'da bu sezon 18 mılyon avroluk bir performans gosterıcek bilemeyiz. 18 milyon avro olmasada Beşiktas' ı sırtlayacak kadar performans gosterıceğine inanıyorum.

Bu transfer bir yönetim basarısızlığı deyildir neden böyle lanse ediliyor anlamış deyilim. Üstelik Beşiktaş, Gaziantepspor'a bu parayı belkide sittin senede ödeyecek. Avrupada güçlü bir kuluple böyle bir anlaşma yapmak oldukca zor bu yüzden kaliteli takımlardan kaliteli oyuuncuların Türkiye ye gelmeside zorlaşıyor. Heleki Mehmet Topuz'a 9 milyon avro veren bir Fenerbahçe varken, Tabata transferi nasıl yönetim beceriksizliği olsun ki. Tabata diyorum. Topuz diyorum!


Tabata daha Beşiktaş forması ile sahaya çıkmadan Elano ile kıyaslanmaya başladı bile. Elano Türkiye'ye gelmiş olmasaydı Alex ile kıyaslanacaktı neden bir kıyaslama içerisinde Türk basını bunuda anlamış deyilim. Tabiki bu kıyaslama yapılırken Elano süper, Tabata ise vasat 3. sınıf bir ortasaha oyuncusu olarak lanse ediliyor. Bununda tek sebebi Tabata'nın Gaziantepspor gibi Turkcell Super Lig'in orta düzey bir kulübünden gelemsidir. Çok merak ediyorum Beşiktaş Tabata'yı Gaziantepspor'un 10 numarası olarak deyilde, Santos'un 10 numarası olarak getirseydi bu transferin basındaki etkisi ne olacaktı. Ne de olsa o zaman Pele'nin bir zamanlar 10 numara oynadğı takımın 10 numarasını getirmiş olacaktık Türkiye'ye. Şu anda istediğim tek şey var Tabata'nın sahaya çıkıp salyaları akan, gözü dört dönmüş renkli basın mensuplarına gereken cevabı vermesidir. Tekrardan Hoş geldin Tabata! 

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Aylar Sonra MosquitoEffect !


Çok uzun zaman olmuş sayfaya yazmayalı.. En son 11 Nisan da Kocaelispor-Beşiktaş maçında yazmışım.Turizm sektöründe yoğun olarak çalıştığım için çokca vakit ayıramadım sayfama hatta hiç sadece arada girip baktığım oldu sayfaya hala duruyormu diye o kadar. Bir çok kez yazmaya niyetlendim fakat fırsat olmadı bir türlü. Çeşit çeşit insanla uğraştığımız için dert dinlemekten pekde kendime vakit ayırdığımı soyleyemem. Bu dinlediğimiz sorunar içerisinde öyle enteresan sorunlar varki bu yeni dönemde onları da sizlerle paylaşacağım.

Ve tabiki POAK'u ,Yunanistan Superligi'ni, Beşiktaş'ı ,Turkcell Superlig'i de yazmaya devam edicem. Elimden geldiğincede eski yazı dizilerine devam etmeyede çalısacağım. Tabiki yeni yazı dizileride eklemeye çalışacağım.

Yeni dönemde sayfanın içeriğini değiştirmeyi planlıyorum bakalım neler olacak. Herşeyden önce şimdilik önümü görmem gerekiyor çünkü Marmaris'de turizm sezonu tüm hızıyla devam ediyor ve hala çok nadir zaman bulabiliyorum.