3 Mart 2009 Salı

Fortis Türkiye Kupası Yarı Final; Ankaraspor-Beşiktaş JK

Maçdan önce gerçekten telaşlıydım ve böyle bir skor beklemiyordum bu akşam. Mustafa Denizli artık tek forvetten tamamen vazgeçmiş olacak ki maçdan önce herkez bu akşam sistem tek forvete dönecek diye beklerken, Mustafa Hoca haftasonunda olduğu gibi çift forvet çıktı ve bunun meyvesini bu akşamda almaya devam etti, birde ortasaha da Ernst 'in yanlız kalmasına bir çözüm bulunursa cok daha rahat maçlar izleyeceğimize eminim. 

Maça gelecek olursak Beşiktaş oyuna her zamanki gibi pressle başladı ve daha ilk dakikalarda oyunun kontrolünü eline aldı, Ankaraspor 'u kendi sahasına hapis etti. Tamda Beşiktaş 'dan gol beklediğimiz dakikalarda devreye Selçuk Dereli ve yardımcısı girdi saçma sapan penaltı ile Ankaraspor 'u resmen elleri ile öne geçirdiler. Ben anlamıyorum bu Selçuk Dereli nasıl UEFA Kupasın 'da maç yönetebiliyor arkasından destek olan birilerimi var diye düşünmeden edemiyorum, geçtim UEFA 'yı Türkiye 'de nasıl maç yönetebiliyor bu kadar kesin hatalar yapabiliyorken ve bu hatalar skora böylesine etki edebiliyorken. 

Tamda o sıkıntılı anlaramı giriyoruz dediğimiz dakikalarda sahneye Matias Delgado çıktı ve orta sahadan kaleye yolladığı füze ile durumu eşitledi. Dakikalar 77 'yi gösterdiğinde ise Bobo 'nun yerine oyuna giren Holosko zor durumda Nobre 'nin indirdiği topa öyle bir vole vurdu ki Ankaraspor kalecisi topu ancak kalenin içinde görebildi, bu belkide maç boyunca Beşiktaş alehine yapılan hakem hatalarına en güzel cevap oldu. 

Ve Yusuf Sahne de...

Maçın 89. dakikası 'na girilirken Yusuf Şimşek beş Ankaraspor 'lu futbolcunun arasından çerçeveyi görür görmez kaleye vurdu ve farkı ikiye cıkarttı bu aynı zaman da Yusuf 'un Beşiktaş forması ile attığı ilk goldu. Maçın son düdüğü ile birlikte Beşiktaş için artık finaldeki rakibini beklemeye başladığını söylemek pekde olağan dışı olmaz heralde buna bende dahilim ve gönlümden geçen rakip de Fenerbahçe...

Beşiktaş takımın da özellikle İbrahim Toraman 'a deyinmek istiyorum artık Fatih Terim Toraman 'ı aday kadroya almaz ise taraflı bir milli takım hocamız olduğunu düşünmeye başlayacağım. 90 dakika boyunca hatasız bir Toraman vardı bugün saha da, tabi ki defansda oynayan diğer takım arkadaşları gibi.  Hele ilk yarıda korner den gelen topa topukla bir vuruşu vardıki eğer o top üst direkden dönmüş olmasaydı, sezonun en güzel gollerinden birisi olacaktı buna eminim.

28 Şubat 2009 Cumartesi

Turkcell Super Lig 22. Hafta; Beşiktaş-İstanbul B.B.

 
Artık her haftayı böyle nefes nefese heyecanla izleyeceğiz gibi görünüyor. Bugun istekli başlayan taraf Beşiktaş takımıydı fakat ilk on dakika geçildikten sonra sahada daha diri ve derli toplu bir Belediye takımı vardı ve her zaman ki gibi kontraatakla gol aramaya calıstılar hatırı sayılır gol pozisyonlarına da girdiler, ilk yarı gölü bulsalar kimse şaşırmazdı herhalde. Beşiktaşa gelince; ilk yarı saha da ne yapmaya çalıstığı belli olmayan belli bir hucum disiplini olmayan bir Beşiktaş takımı vardı, sonuç olarak da ilk devre bizleri ayağa kaldıracak bir pozisyon yakalayamadılar. Beklediğimden çok kötü bir Beşiktaş izledim açıkcası.

Beşiktaş ortasahası adeta yol gecen hanı gibiydi bu maçta. Tek istediğim Mustafa Hocadan; Ernst ile Uğur İnceman'ı yan yana oynatması belki bu şekilde mucadeleci direnci yüksek aynı zamanda yaratıcı bir ortasaha kurulabilir. Böylece rakibi orta sahada tutabilir ve hucumda disiplin sağlanabilir. Bugun Ernst orta alanda oldukca yanlız kaldı topu her ayağına aldığında ilk pozisyonda aktarabileceği bir arkadaşını aradı bulamayınca da bu topu olumlu kullanmakda zorlandı ve zaman zaman ciddi hatalar yaptı.

Mac artık tam bitti dediğimiz anda ise goller gelmeye başladı; Macın 65. dakikasın da Nobre'nin kafa vuruşu direkten dönünce aslında maçın seyri değişmeye başlamıstı. 79. dakika da ise Nobre'nin atmış olduğu gol ofsayt gerekçesi ile gecersiz sayıldı ki bu bana göre nizami bir goldu, Nobrebu pozisyonda geriden cıkmıştır net görülebilir ofsaytta bulunan Beşiktaş'lı oyuncu ise topa hareketlenmemiştir yani pasiftir. Beklenen gol ise 80. dakikada Tello 'nun kafasından geldi bunun 4 dakika sonrası yani 84. dakikada ise karambol anında Serhat Gürpınar durumu eşitedi artık bu maç böyle biter dediğimiz anda Tello 'nun sağ kanattan kullandığı serbest vuruşda Gokhan Zan 'ın kafa vuruşu ile durum 2-1 'e geldi. 

Kısaca maça bakmak gerekirse zor geçen bir mucadelede 3 puanı alan taraf Beşiktaş oldu ve puanını 42 'ye çıkartarak maç fazlasıyla 2. sıraya yükseldi. Beşiktaş takımındaki bana göre en önemli bir değişiklik ise, önceleri takım maçın sonlarına doğru oyundan düşerken son haftalarda ise sonlarına doğru goller bulmaya ve mucadelesini sürdürmeye devam etmeye başladı umarım lig sonuna kadar bu böyle devam eder ve özlediğimiz şampiyonluk artık gelir.

26 Şubat 2009 Perşembe

Yunanistan Süre Lig 23. Hafta; PAOK-Iraklis


PAOK takımı 23. hafta sonunda Iraklis'i Selanik de 1-0 yenerek lideri takibini sürdürdü. İki Selanik takımın mücadelesin de golü 79. dakikada Contreras kaydetti.


Bu da maçın golüdür efendim.


23. hafta sonunda da ligin üst sıralarında önemli bir değişim olmadı. Olympiakos liderliğini sürdürürken, PAOK ve Panathinaikos takiplerini sürdürdü.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Turkcell Super Lig 21. Hafta; Galatasaray - Kocaelispor 2-5 Üzücü Ama Gerçek Skor

Ey Skibbe beni duymayacağını bildiğim halde sana sesleniyorum; gel otur sen benim bloğa yazı yaz ben geçeyim senin takımının hocalığını yapayım. Bir insan herhangi bir konuda tecrubesiz olablir, futbolda buna dahil elbette (konumuz futbol zaten). Fakat eminin sayın Skibbe 'nin de kaale alınacak bir antrenörlük geçmişi vardır, tabi benim FM karıyerimle kıyaslarsak bilemem ama gercek hayatta elbet vardır. Peki sayın hocam hayatınız boyunca şoyle bir klişe duymadınızmı; Hiçbir takımı küçümsemeyeceksin, canını yakar(Klişe bu arkadaşım, duymadıysan çocuğumu keserim).


Kocaelispor takımı ne kadar kötü durumda olursa olsun yedek ağırlıklı bir kadro ile sahaya çıkmak gecenin en büyük hatasıydı bence. Hadi Skibbe tecrubesiz hoca diyelim, peki Skibbe 'nin dedesinin yaşı kadar kariyeri olan Kalli görmemişmi bu kadroyu ? Yaşından dolayı olsa gerek geçen yılkı Kasımpaşa maçını unuttmuş kendileri. Sonuç ne oldu çıkarttığın onbir Taner Gülleri kadar gol atamadı, onbir (rakamla 11) kişi diyorum. NOT; Taner Gülleri tek kişidir.
Kocaelispora gelince; gittikleri her atak gol oldu neredeyse ve Taner Gülleri için soylenicek birkaç şey var elbet; son zamanlarda izlediğim en soğukkanlı golleri attı bugun, sahada iki krallık yarışı yapan forvete baktım, baktım ve dedimki aha sen Kralsın koçum, lig sona erdiğinde Baros belki Taner 'den daha fazla gol atmış olabilir ama o bugun krallığını kanıtladı ama Baros bugun yoktu maalesef ve belki düz mantık olucak ama lig sona erdiğinde Baros dediğimiz gibi kral olurda takıpçisi Taner olur ise herkez bu maçı hatırlıyacak ve soylıyecek bir çift lafı elbet olacak.

Son sözüm ise Galatasaray taraftarına 70 dakika boyunca; " Saldırın durmadan bu tarafatar arkanızda HER ZAMAN... (her zaman kısmını büyük yazmamın sebebini anlayacaksınız)" diye bağırıpta 4. golden sonra " O formayı çıakartın, s...tirin gidin." diye bağırmak yakışmadı. İyi gün dostu da böyle oluyor heralde. Gerçi Sivasspor maçın da yaptıkları ırkçı tezahuratların eleştirisini yapan Beşiktaş 'ın ÇARŞI grubuna yönelik resimdeki pankartı acan yaratıcılıktan herşey beklerim ben. Az daha yaratıcı olun takımınızı protsto edin ama bu şekilde koro halinde bütün takıma küfür etmenin adı yaratıcılık değil üretme kabızı olmaktan başka bir şey değildir.

21 Şubat 2009 Cumartesi

Sedergine


Kıs aylarının en bir vazgecilmez ilacıdır benim için sedergine. Bazı eczacı teyzeler, Fransız Aspirini desede bunun için, ben valla hiç de Fransız değilim kendisine. Sizlerede tavsiye ederim sonuna kadar. 

Üzeriniz de kırgınlık hissettiğiniz anlarda gece yatarken ve sabah kaltığınız da suya atarak içebilirsiniz ve içtikten 1 saat sonra, faydasını da görebilirsiniz bu konuda da bana güveneblirsiniz, garantisi de benim abi (cok denedim yaklasın 8 yıldır). Hele birde suya attıkdan sonra çıkardığı ses vardırkı sormayın onu ben zaten en cokda onu severım o sesı dınlerım hıcde gecmesini istemem içdikden sonrada karnımda hala o seslerin olduğunu bilirim (öylede bağımız vardır sedergine ile aramızda).

Dün de böyle kırgınlık hissettiğim zamanlardandı gece yatmadan bi bardak içtim ve sabahda içtim şu an turp gibiyim tabiri caiz ise, aklınızda bulunsun.

Nerede Bu Takımlar ? #3 Borissia Mömchengladbach


Serimize 70'li yıllarda Avrupa 'da ve Almanya 'da fırtına gıibi esen Borissia Mömchengladbach ile devam ediyoruz...

Möchengladbach takımı 70'li yıllarda Almanyayı kasıp kavurmus ve tüm başarılarını da bu dönemde elde etmiştir. Kulüp üye sayısı bakımından Almanyanın en büyük 6. kulübüdür.

Tarihdeki başarılarına gelince kulübün tamamı 70'li yıllarda kazanılan 5 lig şampiyonluğu, 3 Almanya Kupa 'sı ve 2 tane de UEFA Kupası bulunmaktadır. Aynı zamanda Bundesliga 'da Bayern Münih dışında üst üste 3 kez şampiyon olan tek takımdır.

Almanya'nın bu köklü kulübünün bir diğer özelliği ise Almanya Bundesliga tarihinin en farklı skoruna imza atan takım ünvanına sahip olmasıdır. 29 Nisan 1978 tarihinde oynanan karşılaşmada Borussia Mönchengladbach, Borussia Dortmund'u tarihi bir skor olan 12 - 0 ile yenerken Bundesliga tarihinede adını yazdırmayı başarmıştır.

70' li yılları geride bırakırken Mönchengladbach takımı da düşüşe geçmeye başlamıştır ve tabiri caiz ise ligin asansör takımı konumuna kadar gelmiştir. Şimdilerde ise 2007-2008 sezonunu Almanya 2. Liginde lider bitirerek, 2008-2009 sezonu itibarı ile Bundesliga da oynamaya hak kazanmıslardır ve hala o eski günlerini eminim mumla aramaktadırlar ve bu sezonu göz önünde bulundurursak arayacaklar gibide görünüyor.

Turkcell Super Lig 21. Hafta; Gaziantepspor-Beşiktaş


Geçen hafta olgunlasmaya başlayan çift forvetli sistemin meyvelerini bu hafta topladığımıza inandığım maçdı. Artık sayın Mustafa Denizli' de anlamıştır Beşiktaş için en hakiki murşitin çift forvetli sistem olduğunu geçte olsa.


Maça hızlı başlayan taraf Beşiktaş 'dı, daha maçın hemen başında üst üste kazandığı kornerlerle ve kanat organızasyonları ile bunu gösterdi fakat beklenen goller ikinci yarı geldi, orasıda Beşiktaş 'ım için ayrı bir kısırlık artık. Defansın önünde Cisse ve Ernst ikilisi vardı ki ben o Cisse'yi saymıyorum bile, Cisse denen kardeşimiz libero mevkinin sadece savunma kısmını yapıyor ve hiç bir atak organizasyonuna katılmıyor heralde kendisi öyle uygun goruyor, bu bilinmez ama Cisse' nin bu takımda diretk oynamasıda kulube de oturan Uğur İnceman' a hakarettir be kardeşim yazık günah. Eminim Uğur oynasa Cisse' nin yaptığı savunmayı yapar üstüne bide hucuma cıkarken oyunu da yönlendirir, Ernst' de bıraz olsun nefes alır. Zaten Cisse'nin yaptığı olayın iki katını Serdar Kurtuluş yapabiliyor, yani daha ne bu adama 1,5 milyon € para veriliyor yabancı kontenjanı boşuna ısraf ediliyor? acaba sayın Demirören, Cisse'nin maç başına aldığı paradan kendisine yüzdemi alıyor(!) yollayın gitsin kardeşim bu adam.

He bide Serdar Özkan varki sormayın. Tamam gençsin gercekten cok yeteneklisin kendi oyununu oynasan hepimiz elini operiz de kardeşim sen neden yapabiliceklerinden fazlasını yapmaya calışıyorsun, Messi falanmı sanıyorsun kendıni zaten oyle olsan ne işin var Türkiye 'de seni 16 yaşında A takıma çıktığın zaman alırlardı Beşiktaşım 'a bırakmazlardı merak etme için rahat etsin öyle bi yetenekde değilsin.

İbrahim Toraman' a gelince; Sevgili İbrahim Toraman, bu satırları sana ayırırken eğer sağ kanat oynıyacaksan git ac ntvspor' u sabaha kadar futbol maçları oluyor, orda izle bazı sağ kanat oyuncularını, en iyisi olmak zorunda değil ortalama bitanesini izle ve bak nasıl sağ kanat olunuyor gör yada git sahaflar çarşısına, Emre Poyraz' ın 100 adımda nasıl sağ kanat oyuncusu olunur kitabını al oku! Daha sonra da, antreman sonlarında 50 tane top al onları sahanın sağ tarafında orta alan cizgisine yığ topu surerek koş son cızgıye gelmeden ayakların şişene kadar orta aç! Ama tabi attırdığın gole gelince gercekten takdir ediyorum seni ben zaten hep böyle hareketleri takdir ederim, Fifa 2000 'de olsun PES 'de olsun.

Sonuç itibarı ile stresli geçıceğini beklediğim bi maçı rahat kazandık ve böyle oynamaya devam edersek yolumuz açık gibi görünüyor. Bu galibiyet Nobre 'nin, Bobo 'nun, Ernst 'in yada Tello 'nun zaferi değil sistemin zaferidir.